Yazı Detayı
04 Ocak 2021 - Pazartesi 11:53 Bu yazı 32 kez okundu
 
CİNAYET, CİNAYET, GELSİN ARTIK ADALET!
Nur Kılıç
 
 

Zaman zaman öyle olaylar, öyle dramatik yaşam hikayeleri dinliyorum okuyorum ve görüyorum ki!
Bugün yine içimize ateş düştü.
Doktor Aylin Sözer ayrıldığı erkek arkadaşı tarafından evinde vahşice yakılarak öldürüldü.
Heryerde yazdılar:
"Bu ülkede bugün bir kadın yakılarak öldürüldü!"diye

İstanbul'da özel bir üniversitede öğretim görevlisi olan Dr. Aylin Sözer, bugün eski erkek arkadaşı olduğu iddia edilen Kemal Delbe tarafından evinde yakılarak öldürüldü.

İstanbul'un Maltepe ilçesi Bağlarbaşı Mahallesi'nde yaşanan cinayetin ardından, sosyal medya hesaplarından tepki gösteren çok sayıda yurttaş 
"Bu ülkede bugün bir kadın yakılarak öldürüldü!" bu şekilde paylaşımlarda bulundu. Yine sözün bittiği yerdeyiz, ateş düştüğü yeri yakıyor.

Değerli okuyucularım ben her ne kadar gazeteci olsamda kadın cinayetlerini yazarken adeta kanım donuyor.
“Türk toplumu nasıl bu hale geldi?” diye soruyorum kendi kendime...
“Okuma- yazma oranı arttı.” deniyor... 
“İletişim araçları insanların ufkunu açtı.” deniyor...
“Toplumun kültür düzeyi giderek yükseliyor.” deniyor...
        Fakat tüm bu olumlu gelişmelere rağmen bu ülkede kadın cinayetleri dur durak bilmiyor...
        Bu cinayetlerin büyük çoğunluğunu kocalar ya da eski kocalar işliyor...
Bu eş katillerinin az ceza almak için verdiği ifadeler ve sergilediği duruş insanı çileden çıkarıyor açıkcası...
İşte size inanılmaz bir örnek, eşini bir kaç yerinden bıçaklayarak katleden eli kanlı koca, 
“Ben eşimi çok seviyordum onun için öldürdüm.” diyebiliyor...

Senin Allah belanı versin ahlak yoksunu adam.

Şimdi bu eş katili tıraş olacak, takım elbise giyecek, kravat takacak ve iyi hal indiriminden yararlanacak öyle mi? 
Hayır bu yasa değişmeli...
Sadece kadın cinayetleri için de söylemiyorum. Bu indirim tümden kaldırılmalı...
Bu eş katilleri ile ilgili yazmaya devam ediyorum...
Adam eşini öldürmüş, “Bana, ben başkasını seviyorum dedi onun için öldürdüm.” diyor...
Ve daha neler neler...
Kadın nasıl olsa zaten ölmüş, istediğin savunmayı yap...
Zaman zaman bu tür savunmaların bile ceza indiriminde gerekçe olarak yer aldığını görmek insanın ruhunda derin yaralar açıyor...
Bir de şu var: 
Devlet korumasına alınan kadınlar bile zaman zaman koca şiddetinden kaçamayıp hayatını kaybedebiliyor...
Eğer bir devlet kendine sığınan biçare kadınları bile koruyamıyorsa ortada vahim bir durum söz konusudur.
Burada anlaşılması gereken şudur:
Verilecek hapis cezalarını artırmak. 
Hem de suçun nevine göre bir daha çıkmamacasına, sudan sebepten kasıtlı olarak eşini öldüren ya da başka birini öldürenler o zindanlardan çıkmamalı.
Eğer cezalar ağırlaştırılırsa bu cinayetlerin önüne geçilebilir. 
Yani caydırıcı olabilir.
Gece yarılarında torba yasalar çıkarıp, yüzlerce değişiklik yapan iktidar partisi torba yasanının birine ekleme yaparak bu tür cinayetlerin cezalarını ağırlaştırabilir...
Yapmalı, başka da çare görünmüyor. 
Hani bazen idam cezasının geri gelmesi gündeme gelip tartışılıyor ya, ben şahsen başta kadın cinayetleri olmak üzere, kasten bilerek öldüren hele de katliam yapanların idam edilmesinden yanayım...
Bugün bir referandum yapılsa ben, idam geri gelsin kararının açık ara önde çıkacağına inanıyorum. Haa... bunun için engel yok mu? Var.
Avrupa Birliği, “idam cezası getirirseniz sizi almayız” diyor, o da ayrı bir konu... bakalım gelişmeler ne yönde olacak, bekleyip görelim...

 
Etiketler: CİNAYET,, CİNAYET,, GELSİN, ARTIK, ADALET!,
Yorumlar
Haber Yazılımı